Bir kömür işçisi mi yoksa bir dadı olmak mı daha iyiydi, sekiz çocuk büyütmüş olan hizmetçi kadın bu dünyada yüz bin sterlin kazanmış olan avukattan daha mı değersizdi?
Doğrusu, o günlerin karamsarlığını hatırlayınca, sabit bir gelirin getirdiği huy değişikliği dikkate değer, diye düşündüm gümüşleri cüzdanıma yerleştirirken. Dünyada hiç bir güç bu parayı elimden alamazdı. Yemek, ev ve giysiler sonsuza dek benimdi. Nefret ve karamsarlık dinmişti. Hiçbir erkekten nefret etmeme gerek yok, bana zarar veremez. Hiçbir erkeği pohohlamama da gerek yok, bana verebilecek hiçbir şeyi yok.
Kadının eleştirisi karşısında hissettikleri rahatsızlıkları; kadının onlara bu kitabın kötü, bu resmin zayıf olduğunu söylemesinin veya herhangi bir başka eleştiride bulunmasının, bir erkeğin yapacağı aynı eleştiriden çok daha acı verici ve dayanılmaz bir öfke getirmeden yapmasının imkansızlığını açıklıyor.
Tüm yüzyıllar boyunca kadınlar büyülü güçlere sahip aynalar gibi, erkeklerin kendilerini normalde olduklarından iki katı büyük görmelerine sebep olacak o güçle hizmet etmişlerdir.