Buğra

Buğra
@LBugraB
Kimyager
İstanbul Teknik Üniversitesi
İstanbul
2000
3 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Ey özgürlük tanrısı! Eşitlik tanrısı! Daha aklım ermeden kalbime adalet duygusunu koyan, işit coşkun duamı. Bütün bu yazdıklarımı bana sen bildirdin. Düşünceme şekil verdin, çalışmamı yönlendirdin, efendinin ve kölenin önünde senin gerçeğini yayayım diye zihnimi garabetten, kalbimi esaretten korudun. Bana bahşettiğin güç ve yetenekle konuştum, ese­rimi tamamlamak da sana kalıyor. Kendi çıkarımın mı pe­şindeyim, yoksa senin şanının mı, en iyi yine sen bilirsin ey özgürlük tanrısı! Ah adım anılmasın da insanlık özgür olsun. Kendim zulmet içinde kalayım da tek halkın aydınlandığını göreyim; soylu ruhlar aydınlatsın halkı, çıkar gütmeyen yü­rekler rehberleri olsun. Mümkünse bir an önce sonuçlansın davamız; kibri ve cimriliği eşitlik içinde boğ Tanrım; bizi kö­le eden bu zafer aşkını sustur; zavallı evlatlarına özgürlüğün bağrında kahramanların veya büyük adamların yeri olmadı­ğını öğret. Güçlüye, zengine, huzurunda ismini ağzıma alma­dığım insanlara, suçlarının dehşetini ilham et ki en başta on­lar topluma borçlarını ödemeye gönüllü olsunlar, pişmanlık­larının çabukluğuyla bağışlansınlar. Böylece büyüğü küçü­ğü, alimi cahili, zengini fakiri tasviri imkansız bir kardeşlik­te birleşsinler ve hepsi de yeni bir marş söyleyerek, senin su­nağını baştan inşa etsinler ey özgürlük ve eşitlik tanrısı!
Sayfa 276·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Mülkiyet olanaksızdır, eşitlik ise mevcut değil. İlkinden iğreniriz, ama onu arzu ederiz; ikincisi bütün düşüncelerimi­ze hakimdir, ama onu hayata geçirmeyi bilmeyiz.
Sayfa 217·Kitabı okudu
Alıntı
Bir bıçak için karısını, bir cam parçası için çocuklarını ve nihayet bir konyak için kendisini satan yerli özgür değildir. Muhatap olduğu tüccar onun ortağı değil düşmanıdır. Bir somun ekmek pişirip de bir lokmasını yiyebilen, saray inşa edip de ahırda yatan, lüks kumaşlar dokuyup da paçav­ralar giyen, her şeyi üretip de her şeyden mahrum kalan uy­garlaşmış işçi, özgür değildir. Hizmet ve yevmiye değiştoku­ şunda işçinin ortağı olmayan patron onun düşmanıdır. Yurduna gönülden değil, korku zoruyla hizmet eden as­ker özgür değildir; silah arkadaşları ve komutanları, bakan­lar veya askeri yargı organları hep onun düşmanlarıdır. Toprağa kira veren köylü, sermayesini kiralayan fabrika­tör; yol vergisi, tuz vergisi, patent parası, lisans ücreti, personel ve emlak vergisi vb. ödeyen vergi mükellefi; mecliste bu vergileri oylayan vekil, hepsi de ne akla ne de hür iradeye gö­re hareket ediyor. Mülk sahipleri, kapitalistler ve hükümet bu insanların düşmanıdır.
Sayfa 132·Kitabı okudu
Kapitalist, dünyalığı doğrultmasına doğrudan veya dolaylı yoldan yardım etmiş binlerce çalışanının işine koşamayacağı gibi, onların hepsini daima istihdam da edemez. Öyleyse mülkün paylaşılması kalıyor geriye. Ama mülkiyet paylaşılsa, bütün koşullar eşit olurdu, ne büyük sermayedar ne de büyük toprak sahibi ka­lırdı ortada.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı
Gel gelelim bu üretici maya, bu ebedi hayat tohumu, top­rağın ve üretim araçlarının bu şekilde hazır edilmesi, kapita­listin üreticiye borcudur ve o bu borcu hiç ödemez: çalışanın yoksulluğunu, tembelin lüksünü ve koşullardaki eşitsizliği yaratan da bu hileli inkardır. Pek münasip biçimde insanın insanı sömürmesi olarak adlandırılan şey de esasen budur.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam