Müse'nin mersiyesini hatırlar mısınız? Paris'te her şey unutulmak için eğer on beş gün yeterse,şarkta bu, on beş saat bile değildir.Şarkta ölmemeye bakmalı...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Suriye,Filistin ve Hicaz'da:
-Türk müsünüz?
Sorusunun birçok defalar cevabı :
-Estağfurullah! İdi.
Bu kıtaları ne sömürgeleştirmiş ne de vatanlaştırmıştık.
Osmanlı İmparatorluğu buralarda,ücretsiz tarla ve sokak bekçisi idi.
Üsküdar'dan entariyi kaldırmak,Merkez Kumandanlığı koğuşunda kadın döndürmemek,yahut sokakta aynı arabaya binen kadın ve erkeklerden karı-koca vesikası sormamak,hemen hemen devrimcilik gibi ileri davranışlardı.Gözleri Mustafa Kemal gününde açılmış olanlara, 1913 avuntuları ne kadar gülünç gelir.
Bir gün Harbiye Nezaretinden Vicdanî imzalı "Ordu ve Gençlik" makalelerini men eden bir emir geldi.Son müsveddeleri çantasına koyarak bize veda eden Hafız Hakkı :
-Kalemle yaptıramadıklarımızı,silahla yapacağız,diyordu.
Arkasından ümit ve sevinçle bakakalmıştık.O zamanın gençliği ;çabuk sever,çabuk inanır ve bağlanırdık.