Buna tanık olmak çocuğu üzmüştü. Ebeveynlerimizin zayıflıklarının başkaları tarafından görülmesini asla istemeyiz. Onların başarısızlıkları bizim özel meselemiz, kendimize saklamayı tercih ettiğimiz bir sırdır; bu sır herkesin önünde ortalığa döküldüğünde, biz artık bir zamanlar olduğumuz çocuklar olmaktan çıkarız.
Suyun lezzeti, onun içsel niteliklerinden çok biyofiziksel çevresiyle, onu meydana getiren koşullar kümesiyle ilgiliydi. Zorlu koşullar altında sertleşirdi su, tıpkı insan kalbi gibi.
Hep kibirden! İkincisi, insanların anlamadıkları kişilerden tiksinmeleridir. Hep korkudan! Bir de üçüncü tür vardır –o da insanların incittikleri kişilerden nefret etmeleri.”
“Ama neden?”
“Çünkü baltanın unuttuğunu ağaç hatırlar.”
“Ne demek o?”
“Yaraları zarar veren değil, zarar gören kişi taşır demek. Hafıza, bizim için, sahip olduğumuz tek şeydir. Eğer kim olduğunu bilmek istiyorsan, atalarının hikâyelerini öğrenmelisin.
Yetişkinler, sevinçlerini ve meraklarını şaşırtıcı derecede iyi gizleyebilseler de endişelerini maskeleme konusunda pek iyi değillerdir. Çocuklarda ise durum tam tersidir. Çocuklar endişelerini ustalıkla bastırıp üzüntülerini gizleyebilirler, ancak heyecanlarını ifade etmemek zor gelir onlara. Büyümenin anlamı budur bir bakıma: Saf mutluluk ve neşenin tüm ifade şekillerini bastırmayı öğrenmek.