Agnes bu doğumdan sağ çıkacağını, hem kendisinin hem de bebeğinin yaşayacağını, her zamanki sezgileriyle biliyor. Fakat gördüklerinin hiçbiri onu böyle bir aman vermezliğe hazırlayabilmiş değil. Şiddetli bir fırtınada ayakta kalmaya, taşkın bir nehirde akıntıya karşı yüzmeye, devrilmiş bir ağacı kaldırmaya çalışmak gibi bir şey bu. Agnes kendi acizliği ile, yetersizliğiyle ilk kez böylesine yüzleşiyor
Birine bakıp ruhunun en derinliklerini görebiliyor. İçinde bir nebze kötülük yok. İnsan insanı olduğundan farklı göründüğü ya da olması gerektiği gibi olduğu için değil, olduğu gibi seviyor.