Hiç kimse, kesin kanıta dayalı olarak, "Kur’an" diye bilinen eldeki bütünün, Muhammed döneminde yazdırılanlara her yönden "tümüyle uygun" olduğunu kesin olarak ileri süremez.
Kur'an’ın ilk orijinali: Küçük taşlar, deri, ağaç parçası, kemik gibi çeşitli nesnelere yazılıydı. Yakıldı.
Kur'an'ın ikinci orijinali: Ebubekir döneminde yapılan derleme. Yakıldı.
Kur’an'ın üçüncü orijinali: Osman döneminde oluşturulan "yazmalar”. Bunlar da dünyanın hiçbir yanında yok.
Kur'an "okunmalı", ama başka kitaplar da okunmalı. "Tevrat" da, "İncil" de ...
Bunlar okunduğu zaman hem bunlardaki birer "efsane ürünü inançlar", hem de Kur'an'ın içeriğinin çok büyük bir kesiminin kaynağı belli olur.
Kâbe, bir "GÜNEŞ TAPINAĞI" olarak yapılmıştı. Herkes bu tapınağa "güneşe tapınmak" için gidiyordu. "Kurban"ıda bu inanç doğrultusunda kesiyordu. Bugün milyarlarca lira harcanarak gidilen hacca, temeldeki bu inanç nedeniyle gidiliyor. Hacılarımız "güneş tapınağı"nı ziyarete gittiklerini ve temelde "GÜNEŞ-TANRI"ya tapınmış olduklarını bir bilseler durum nasıl olur acaba? Bu yoksul toplumun paralarını o yollarda harcarlar mı yine?