Sonra yine o günlerin anısı kurşun gibi düşüyordu içime. Aklımı, fikrimi dağıtıp perişan ediyordu. Dağılan zihni yeniden derleyip toplamak kolay olmuyordu. Ben daha bu işi başaramadan bir düşünce geliyor, kafamı alt üst ediyordu.
Bu içine gün ışığı girmeyen, zamanın durmuş olduğu garip ev, aklımı, duygularımı şaşırtmaya devam ediyordu. Bu şaşalanmanın etkisiyle mesleğimden tiksinip evimden barkımdan gitgide daha soğuyordum.