Beni aşkın yağmur olup yağdığı, zamanın aşka kurulduğu, aşkın zekât olarak verildiği coğrafyalara götürsünler istiyordum. Aşk ile yoğrulmak, aşktan yorulmak istiyordum.
...adı Mecnûn'a, çılgına çıkmıştı ama dünyaya ün salmıştı. Bir delilik idi ki onunkisi, binlerce akıllılığa bedel. Çıldırmıştı ama çağlar boyu bütün akıllılar bu çılgınlığı kıskandılar.
"Aşkın," demişti, "felsefesini bilmeden bu şifreyi çözmek imkânsız görünüyor." sonra eklemişti: "Efendi! Sen hiç âşık oldun mu? Bilir misin ne hastalık ve ne şifadır o?"