bak bir serçe yuva yapmış
tüm anaçlığıyla
şaraplaşmış bir akşam vakti
seninle mavi düşlere dalalım
açalım yelkenlerimizi
deli rüzgarlara karşı
sevgi denizlerine
gidersen ağlarım demiştim ya
yalanmış meğer, gittin ölüyorum
kıldan ince, kılıçtan keskin
bir köprü üstünde
ateşe doğru yürürken
yokluğuna düşüyorum...