İnsan ruhunun derinliklerine dokunmak, bazen kelimelerle bazen sessiz bir bakışla olur. Benim işim, o derinlikteki sesi duymak, karanlıkta yön arayanlara bir ışık yakmaktır.
.
Her gün camıma iki güverçin konar
Güverçinler hep camıma vurar sonra nereye uçacaklarını iyi bilir,
Benim gibi değiller, benim kanatım yok uçmaya
Evim desen evim var ama benim değil
Peki,
ya senin kalbin benim evim olur mu?
Dolmusan qəlbimə
bənzəyirsən payız yağmuruna
Toxunsan,
Dolub daşaram, çətin durularam
İnan elə islanmışam ki, burax yağmur dincəlsin
Yine hərkəs öz qəh qəhəsində
Yoxluğuna tarix yazan bir xəyalın peşində
Ne vaxtsa bu hekayənin sonuna çataram?
Bu sefer sen beni sevdin İçerişeher
Sanki sarılmıştık birbirimize
Benim uzaklara dalmışlığım
Senin benim uzaklara halı sermeyin
Ben bu aşkla nasıl yaşayacağım şimdi?
Sen nasıl saracaksın bu yarayı?
İçerişeher, sen beni sevdin bu kez,
Peki ben bu sevgiyi nasıl taşıyacağım?
Nasıl döneceğim sana bu uzaklardan?
Nasıl anlatacağım bu hasreti sana?
Hale Kız Kulesi nasılda mağrur durmuş
Sanki XII yüzyılda değil şimdi dikilmiş
O da mı bekliyor beni, senin gibi, ta o günden beri?
O da mı aşık olmuş bu kentin gözlerine?
Yoksa benim gibi uzaklara mı odaklanmış?