Tam anlamıyla boş zaman, sessizlik ve sakinlik isteyen bir kitap. Yoksa en ufak bi dikkat dağınıklığında kaybolup gitmek işten bile değil.
Bir sabah, rastgele denk geldiğiniz gazete ilanındaki bir işe başvurursanız ve bu iş sanki tam da siz başvurun diye hazırlanmış gibiyse… Düş ile gerçeği ayıramayan bir adam için, bu tuhaf durum, gizemli bir kaset ve sır saklayan bir arkadaşın da hayatına girmesiyle karmaşıklaşır. Cevapsız sorular, olayların arkasındaki gizi çözmek için verilen mücadele, şüpheler ve tam olaylar aydınlanıyormuş gibi gözükürken beliren yeni yeni sorular…
Ben, Uğur’un yerine kendimi koyma işini fazla abartmış olacağım ki, tüm o düşlerin, soruların ve ihtimallerin içerisinde kayboldum.
Yaşam bir oyun mudur? Oyunsa tek oyunculu bir oyun mudur? Yoksa bir sürü oyun ve oyuncunun bir arada bulunduğu karmaşık bir oyun mudur? Bu oyunun taşları isek, bu durumda ölüm, özgürlüğü getirecek bir anahtar mı olur?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Burada çok mutluymuş. 'Mutlu' sözcüğünü kullandığına dikkat ettiydim, unutmuyorum. Biraz sonra da, 'insanın burada ölmesi ne güzel olurdu!...' dedi. İtiraz ettim 'yaşamak daha güzel olmaz mı?' türünden bir şeyler söyledim. Yüzüme uzun uzun baktı. 'Anlamıyorsunuz!' dedi. Üstelemedim. Kalkıp gitti biraz sonra... Görüyorsun ya, İhsan, mutluluğun kimi insana ölümü düşündürdüğünü bilmez değilim.