Zehmherirde kalırsa , Onu yaşamadığı geçen senelere yanar gibi ! Bilemedin korkuyor gibi derin ateşş,
Hatta sen ,sıcak bir peteği sararcasına tutunduğunu düşün düşün ki zincirler ile bağlanmış gibisin evvelinde denemek isterken o peteğe şimdi çözün beni der gibisin , Sar ! Sar her kürkreyişimi duyarken sana saygısızca olan bağışlarım.. bağırışından korkan âşk! öp kalbimden usulca ..
Affederken gözlerin kanasın yanarcasına kanasın ve sonra kararsın ..
Bak gözlerin görmez olmuş gözyaşların perde olmuş zincirlerden kaçar gibisin ? Sarıl!
O kızgın duruş saygıdan kalbi sarsar olmuş ... Anlat der gibi
İşte zemherir ateşi : Geçen ömre veyl ederken onun adı arar olmuş.
Har arar deyişinde o ateşin zincirini gönlüne sarar olmuş ...
Yetmez bu deyip alnını kollarını ayaklarini sarar gibi olduğun sıcağı hiç beğenmez olmuş...
Ahh olmuşlar içinde geçirilmiş fênalar fenalar içinde anmaz dilim susar olmuş..
Kimi Tıpkı bir zemherir soğuğu gibi kimi kurdun ağzında kurt hayal edercesine ateşinde yanan..
O kurdu düşün ki hem aç hem susuz artık gözünde değil kuzu, dostunu bile bekler olmuş.. açlıktan ölmeden arayan bir kurt !
Üstelik ateşte yanar olan bir kurt , feryadını duy!!
Duy ki senin ateşten kaçışın onun bir kurda susaması gibi, soluyan dillere bak kuruyup sessizleşen avını bekleyen diller , belki konuşabilse ulumak yerine feryadını haykıracak yok mu duyan ? Duy!
Kükreyen sesim ve belden yukarı yükselen bir ürperti ..
Ürperti içinde yanan bir ben ! mağrur ! kızgın ! sinirli terkedilmiş yılların yalnızlığı ayağına zincir, her çekişte nerdesin demekten neden sen diye dili susar olmuş ...
Buz gibi titreyen vücudu yalnızlığın ateşinde kükrer olmuş ..
Peteğe yaslanmışken vücutlar! Her vücut dediğinde üşüyen o olmuş
Ah anlasam , bi yalvaran sen, dilin onu kesmez olmuş..
Kurusada