Kalbindeki sevgi, şeytan, nefis ve şahsi arzular olunca senden iyi hareket çıkmaz. Her hareketin isyan, boş ve lüzumsuz şeyler olur. Çünkü senin efendin şeytan olmuştur.
Eğer insanın iç gözü açık olsaydı, hangi kötülüklere hizmet ettiğini, şeytanî arzuları nasıl meleki hislere bağladığını görürdü. Bu yüzden insan çok defa rüyalarında vahşi hayvanlarla uğraşır. Rüya ise, bu fâni alemin aynasıdır.
Sonra şahin olamamış yavru, dönüp bülbüle dedi ki ; şahin olan bülbüllüğü bırakır ...
Babasını bekleyen Ankadan, Ankayı bekleyen Pervaneden , Pervaneyi bekleyen Yeşil Ateşş... hâlbuki
Yazdıklarım bir masal gibi geliyor dimi diye sordu bülbül, sen gülün hakikatini ne bileceksin ey yükseklerde uçup kendini beğenen sessiz mağrur ete aç mağdur ! Diye söylenirken
Yeşil ateşin kokusunu duydun mu hiç ? Güllerin taklide çalıştığı bir koku ? Güllerin taklide çalıştığı bir koku .. diye gülü işitti :
Gülleri taht-ı kademine serseler taklide kokuna nasıl yetişirler
Nasıl yeşerirler !
Ne cürrettir ! (...) Diyip devam etti anmaya ki bülbül sabrının ilk kelamını duymuştu koklamazdan görmezden konuşmazdan önce.
Sen sadece yeşili duydun kendini kaybettin renklere karşı ne kadarda saygısızmışsın , sen ateşi ne kadar da büyütmektesin diye bülbüle söylenirken , Gülün dalları susamaktan kas katı kesilmişti ama aradığı su değil taklide çalıştığı ..
Gülün sesinden geriye Kartal yavrusuna ettiği sitemin bile basit olduğunu anlayıp ona saygıyla yönelen bülbül gördü ki
Bu konuşmaları duymak bile istemeyen şahin yavrusu mağrur haliyle
çoktan babasını taklide uçmuşu , bülbül bunu görünce sadece gülümsedi ama ona değil ona bakarken Gülden dökülen sözler kalbindeydi ne kartalın ne ankanın ne pervanenin acısı bekleyişi onu acıtıyordu , sadece meftunu olduğu bir rengin etrafında herkesi unutmuś bekliyordu ama oyle bir bekleyiş ki hiç sıkılmadan açmasını görmese bile sözlerini duyduğu, duyduğu sözlerin ona sabır olduğu
Hatta duyduğu kokusu bile onu asırlarca beklemeye engel olamayan bir bekleyiş hayır!
Öyle bir bekleyiş ki gelmesinden korkarcasına bir bekleyiş
Kendinden emin oluş ! Oyle bir bekleyiş ki ormanda kalan son ceylan gibi sıranın kendisine geldiğini bilip kalbi yerinden fırlayacakmış
Onu görmek aleviyle ateşi yakan bir yüreğin son gidiş adına kalıbını basmadan horatça yazilarda haykıran! bir güle serzeniş
İletilerden yorulan bir kurdun pencesini kağıtlara savurması gibi savuruyorum ve yaziyorum ve yoruldum .. arsız olan sen ol
Yoruldum sanma sakın kalbim beni aradığın alemde sana kükreyen bir sel gibi üstüne yağacak korkarsan söyle damla olup her attığın adımda ayağının altında serilen ezilen bir damla olucak .. nerdesin nerdesin diye kuruyan dâhi her kuruyan damlada sen diye süzülen bir ben olacak
Bu aşk basit bir yazıdan ibaret belki okunmayi bekleyen sahnelerde
Oysa o ötelerde süzülen bir masal hikayesi gibi gülecek biz
Selam diyarlarindan gelen sesi duyacak mıyız diye ümitle bekleyen..
Ümit dediğime bakma , ümit ile yürüyen tüm kalplerin ümidi sen ,
Sen hala teselli mi vermektesin diye karşında gülümseyen ben olacağım..