Zihin de bi coğrafya olarak düşünülebilir; ancak oranın bodur çayırlarında benim kaybolma ve yok olma oyunumu oynayan sadece bilgelerin zihinleridir. Çünkü kalanların mağaraları, buzulları, coşkun nehirleri, yoğun sisleri, ayaklarının altında açılan kanyonları ve aileleriyle aynı adı taşıyan yağmacı vahşi hayatları vardır. Bu, kaybolmanın kolay, bazı bölgelerini ziyaret etmenin ise kokutucu olduğu bir coğrafyadır. Bir rahibin, dörtnala giden bir adamı durdurup nereye gittiğini sorduğu bir Budist öyküsü anlatılır. "Atıma sor" der adam. İşte bu kontrolü mümkün olmayan duygu, rotanızı seçmenize ve hatta onu görmenize izin vermez. Bu deliliğin en basit halidir, hayatımızın bir döneminde hepimiz tadına bakmışızdır.