Tuba Uysal

Tuba Uysal
@Lav_inya
Ben Tuba ağacıyım. Köklerim havada benim, toprağı bilmem. Bundandır hiçbir yere tutunamayışım. Dallarım yere doğru eğilir dünyaya, ancak köklerim göğe meyil verir hep Yaradan'a...
Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol! (Hûd: 112)
Beşikten mezara...
Biraz su, biraz yeşillik her yer benim evimdir...
Kumru
41 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı

Tuba Uysal

, şu anda okuyor
%30 (58/192 syf.)
Rebecca Solnit
8/10 · 270 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zihin de bi coğrafya olarak düşünülebilir; ancak oranın bodur çayırlarında benim kaybolma ve yok olma oyunumu oynayan sadece bilgelerin zihinleridir. Çünkü kalanların mağaraları, buzulları, coşkun nehirleri, yoğun sisleri, ayaklarının altında açılan kanyonları ve aileleriyle aynı adı taşıyan yağmacı vahşi hayatları vardır. Bu, kaybolmanın kolay, bazı bölgelerini ziyaret etmenin ise kokutucu olduğu bir coğrafyadır. Bir rahibin, dörtnala giden bir adamı durdurup nereye gittiğini sorduğu bir Budist öyküsü anlatılır. "Atıma sor" der adam. İşte bu kontrolü mümkün olmayan duygu, rotanızı seçmenize ve hatta onu görmenize izin vermez. Bu deliliğin en basit halidir, hayatımızın bir döneminde hepimiz tadına bakmışızdır.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Yirmilerindeki bir insan, hayatının büyük çoğunluğunu çocuk olarak geçirmistir fakat hayat ilerledikçe, çocukluğun tüm yasama oranı küçüldükçe küçülür, uzaklaştıkça uzaklaşır, silindikçe silinir. Dediklerine göre, hayatın sonu yalaştıkça başlangıcına ilişkin anılar yeniden canlanıyormuş. Dünyanın etrafını dolaşmış ve geldiğin karanlığa dönmüşsündür. Yaşı ilerlemiş olanlar için genellikle yakında ve geni olan muğlaktır, zaman ve mekân bakımından uzakta bulunanlar ise çok daha canlıdır.
Esasen bir mistik olan Simone Weil, vaktiyle başka bir kıtadaki arkadaşına şunları yazmıştı: "Bu mesafeyi korumaya ve sevmeye çalışalım; zira onu dostlukla dokuduk biz. Unutma ki birbirlerini sevmeyenler ayrılmazlar da." Weil'e göre, sevgi arkadaşıyla arasındaki mesafeyi dolduruyor ve renklendiriyordu. Oysa, arkadaşı eşiğine kadar geldiğinde bile birtakım şeyler iflah olmaz şekilde uzakta kalıyordu: Bir adım öne çıkıp kollarınızı uzatarak karşınızdaki bütün her şeyi kucakladığınızda sarıp sarmaladığınız şey, sırrı asla bilinmeyen ve sahip olunamayan büyük bir gizemdir aslında. En yakınımızdakiyle bile aramızda öylesine uzun bir mesafe vardır ki, tahayyül etmekte güçlük çekeriz. Netice itibarıyla, kendi derinliklerimizden habersiz yaşayan insanlarız biz.
"Bir zamanlar mavinin bütün coşkusuyla sizi çağıran dağlara ulaştığınızda, o mavi çoktan başka bir ufka taşınmış olacaktır ne yazık ki. Bu gizemin bir tarafında, trajedilerin komedilerden daha cazip olmasının sebebi de yatıyor aslında. Şarkılardaki ve hikayelerdeki hüzünden zevk almamızın gerekçesi başka bir şey midir sanki? Bir şeyler hep çok uzaklardadır."
Minotor Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap