“Nasıl bir dünya mı? Haksızlıkların olmadığı bir dünya… İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya… Haksızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bulunmadığı… Pardon efendim! Bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya…”
“Her şeyin sorumlusu dünyaydı, etrafımızdaki insanlara unutmaya çalışmaktan başka bir seçenek bırakmayan dünyaydı tek sorumlu, ama dünyayı mahkum etmek mümkün değildi.”