Zavallı Türklük içeriden, dışarıdan hep vahşi, yırtıcı düşmanlar arasında kalmıştı. Düşmanlarımız yalnız İngilizler, Ermeniler, Rumlar değildi. Her şeyden evvel düşmanlığı kendi kendimize yapıyorduk.
Bu ilişki bir Fransız şairinin inlediği gibi dudaklara kadar gelmemiş, yalnız birbirlerinin karşısında bakışlara dayanamayıp gözlerin yere düştüğü devrede kalmıştı.