Düşe Kalka, bana unutmak için değil, yüzleşmek için yazılmış bir kitap gibi geldi.
Her satırında bir ‘tamamlayamadığım cümle’ vardı sanki.
Kendime bile itiraf edemediğim duygulara bu kitapta rastladım. Bazen sadece bir cümleyle, içimde yıllardır taşıdığım bir boşluk tarif ediliyordu.
Okudukça şunu düşündüm: Yazar sadece yazmamış, kendiyle hesaplaşmış. Ve bunu yaparken beni de yanına almış.
Eğer içinizde kırılmış ama hâlâ adını koyamadığınız duygular varsa, bu kitap size sessiz bir dostluk sunuyor.
Herkesin bir ‘düştüğü yer’ vardır. Bu kitap oradan kalkarken neye tutunabileceğini gösteriyor.