“Kimse Masum Değildir” yumuşak bir kitap değil. Okşamaz, teselli etmez. Direkt yüzüne çarpar.
Çünkü bu kitap şunu söylüyor: Herkesin elleri kirli, sadece bazıları daha iyi saklıyor.
Burada kimse kahraman değil. Herkes bir noktada susmuş, görmezden gelmiş ya da işine geldiği gibi davranmış. İyilik bile bazen çıkarla yapılmış. Kötülük ise çoğu zaman “mecburiyet” diye süslenmiş.
Kitap, okuru rahat bırakmıyor. “Ben olsam yapmazdım” deme lüksünü elinden alıyor. Çünkü olaylar ilerledikçe anlıyorsun: şartlar değişse, sen de değişirdin. Masumiyet dediğimiz şey, çoğu zaman korkaklığın ve çıkarın makyajı.
En rahatsız edici tarafı şu: Bu kitap başkalarını suçlamıyor. Seni suçluyor.
Ve haklı.
Bittiğinde iyi hissetmiyorsun. Ama gerçek hayatta da iyi hissettiren şeyler genelde doğru olmuyor zaten.
Bu kitap suçluları anlatmıyor.
Aynayı uzatıyor.
Bakanın yüzü hoşuna gitmiyor.