Şimdi kapa gözlerini,seninle çok büyük bir ormandayız.Ortada bir nehir,kuş sesleri,ağaçların hışıtıları geliyor kulağına.Hafiften bir rüzgar vuruyor o tenine.Sen ve ben tekiz, elimizde piknik eşyaları,okuma kitabı ve müzik aleti var.Oturmuşuz yere yemek yiyoruz,çok güzel bir sohbet başlıyor aramızda ve git gide sarıyor bizi.Sonra sen alıyorsun eline gitarı ve çalmaya başlıyorsun Tuğkan'dan "Kusura Bakma"adlı şarkıyı çalıyorsun.Böyle böyle vakit geçiyor.Arada kitap okuyoruz.En son akşam oluyor,bir ağaca yaslanmışız ikimiz.Ben başımı omzuna koyuyorum birlikte yıldızları seyrediyoruz.Ortam sessiz,sakin ve hafif rüzgarlı.Sonra sen bana kitap okuyorsun"William Shakespeare 'Romeo Ve Juliet' "ve ben bir süreden sonra senin sesinin huzurunda ve sakinliğinde uyuyakalıyorum.Sen de bana hırkanı veriyorsun.O geceyi piknik alanında geçiriyoruz.Ertesi sabah sen benim kulağıma eğilip"gece"diyorsun ama ben uyanmıyorum.Sonra tekrardan"gece uyan güzelim gidicez"diyorsun.Fakat ben yine uyanmıyorum ve son bir kez daha"gece lütfen uyan"diyorsun ama ben de yine tık yok.Bu sefer etraftan garip sesler duyuyorsun,biri senin adını fısıldıyor.Etrafına bakınıyorsun.Fakat kimde yok.Daha sonra beni yanlız bırakmamak için yanıma geliyorsun.Bir bakıyorsun ki ellerim hatta bedenim buz kesmiş,betim benzim atmış,en son nabzıma bakıyorsun fakat nabzım durmuş.O an bu olanlara inanmak istemiyorsun ve içinden milyonlarca kez dua ediyorsun,kendinden nefret ettiğini söylüyorsun,benim senin yüzünden öldüğümü düşünüp kendini suçluyorsun.Sevdiğin kız gözlerinin önünde öldü ama hiçbir şey yapamıyorsun.Ama bilmiyorsun ki uzun süredir kanser hastası olduğumu ve o gecenin son gecem olup seninle geçirmek istediğimi bilmiyorsun. Aradan zaman geçiyor benim cenazem kalkıyor sen de evime geliyorsun son kez ve yatağımda