Geleceğe(geleceğine)yönelik inancını yitirmiş bir tutsak mahvolmuştur. Geleceğe inancını yitirdiği için manevi dayanaklarını da yitirmiş ve kendisini çöküşe bırakarak zihinsel ve fiziksel çürümenin nesnesi olmuştur.
Tutsaklara yönelik psikolojik gözlemler, sadece ahlaki ve manevi benliklerine sıkıca tutunmayanların eninde sonunda kampın aşağılayıcı etkilerine kurban olduklarını göstermiştir.
"Dinle Otto. Karıma dönemezsem ve sen onu bir daha görürsen, ona, onunla her gün her saat konuştuğumu söyle. Sakın unutma. İkinci olarak onu herkesten çok sevdim. Üçüncüsü, onunla evli olduğum kısacık süre, burada tüm yaşadıklarıma rağmen her şeye değerdi."