Değersizlik duyguları bir insanın cinsel kimliğine ilişkin olarak da yaşanabilir bu olgu kadınlarda erkeklerinkine oranına daha açık bir biçimde yaşanır……. Bu tip davranışlar bazen kadının, kadınlığıyla çevresinde meydan okuması, örneğin erkekleri önce baştan çıkarıp sonra onları incitmeye ya da sömürmeye çalışması biçiminde de görülebilir. Bu davranışların gerisinde kadınlık kimliğine ilişkin değersizlik duyguları bulunur….. Benzer davranışlara erkeklerde de rastlanır. Toplumun erkek kimliğine ilişkin beklentilerini Karşılayamadığı için kendisini değersiz bulan insanlar, erkekliklerini abartılmış bir biçimde yaşayarak üstün bir varlık olabilecekleri sanısına kapılırlar. Böyle erkekler çok sayıda kadını baştan çıkarmakla ya da saldırgan davranışlarda bulunmakla güçlü erkek imajına ulaşabileceklerine inanmışlardır.
Kendisini üstün bir varlık olarak algılayan kişi, çevresinden gelen en küçük bir eleştiriye bile katlanamaz. Gerçek benliği ile yüzleşmesine neden olan durumları dünyanın sonu gelmişçesine yaşar. Bu nedenle gururunu incitebilecek bir durumla karşılaştığında ya da karşılaşmak üzere olduğunu hissettiğinde o durumdan kaçmaya çalışır, kaçamadığı durumlarda ise değersizlik duygularının gerisindeki düşmanca eğilimler denetimden çıkar ve gururuna darbe indirenlerden öç almaya çalışır.
Değersizlik duyguları yaşayan biri için diğer insanlar ya kendisinden üstündür ya da aşağı; eşiti yoktur. …….Aslında, başkalarını küçümseyen insan, kendisini de küçümseyen, dolayısıyla küçümsemekten korkan biridir……………..Değersizlik duyguları yaşayan bir kişinin bazı insanları yüceltmesi, geliştirmiş olduğu gerçek dışı senaryoların bir sonucudur; bu, insanların kendisinin ulaşmak istediği görkeme sahip olduğu yanılgısından kaynaklanır….. Öte yandan bu insanlara karşı bilinç dışı bir düşmanlık da yaşar; Çünkü varlıkları ona Kendi yetersizliğini hatırlatır.
Değersizlik duygusu, bir insanın kendisinin diğer insanlardan daha değersiz bir varlık olarak algılamasını tanımlar ve kökenli çocukluk yaşantılarından alır.
Günümüzde çoğu aydın, bir araya geldiklerinde duygularını yaşayacakları yerde soyut kavram tartışmaları aracılığıyla ilişki kurma eğilimi göstermekteler.