Laetitia Colombani’nin Saç Örgüsü kitabı, aslında dünyanın neresinde olursak olalım hepimizin dertlerinin ne kadar benzer olduğunu anlatıyor. Hikaye; Hindistan’ın en fakir köylerinden birinde hayata en geriden başlayan Smita, İtalya’da babasının dükkanını kurtarmaya çalışan Giulia ve Kanada’da kariyer basamaklarını tırmanan başarılı avukat Sarah’ın etrafında dönüyor. Bu üç kadının ne dili aynı ne de yaşadıkları hayat; ama ortak bir noktaları var: Kendilerine dayatılanlara "Hayır" diyebilmek.
Kitap bize şunu söylüyor: Önemli olan nerede doğduğun değil, o karanlığın içinden çıkmak için ne kadar yol yürüdüğün. Bazen bir iş yerinde mobbinge uğruyoruz, bazen toplum bizi küçük görüyor, bazen de en yakınlarımız bile tökezlememizi bekliyor. Özellikle annelik ve iş hayatı arasında sıkışıp kalmak, bir yere ait olabilmek için kendinden ödün vermek aslında dünyanın her yerinde aynı sancıyı yaratıyor. Okurken "Tıpkı benim yaşadıklarım!" dedirten bu hikayeler, tıpkı bir saç örgüsü gibi birbirine dolanıyor. Sonunda anlıyorsunuz ki; bir kadının cesareti, dünyanın öbür ucundaki başka bir kadının hayatına hiç bilmeden ışık olabiliyor. Mutlaka bir şans verin, kendinizden çok parça bulacaksınız.
"Hasta olan 'o' değildi. Asıl hasta olan ve tedavi edilmesi gereken toplumdu. Toplum zayıfları korumak, yanlarında olmak yerine tıpkı yaşlı filleri bir başlarına ölüme terk eden fil sürüleri gibi onlara arkasını dönüyordu."