Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. Harese şudur evladım.
Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu'nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur.
Soğuk bir Şubat ayında İstanbul Üniversitesi'nde çalışan Maya Duran'ın ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilan Wagner'i karşılamasıyla başlar eser.Yolları kesişen bu iki hayatın hikayesine tanık oluyoruz.Bu hikayenin en derin izler bırakan hayatı Wagner'in hayatı oldu.
Wagner 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere yapılan soykırımdan dolayı Yahudi olan eşi Nadia'yı alıp Paris'e yerleşmek ister. Bunun için hazırlıklar yapıp trenle Paris'e yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sırasında askerler Yahudi olduğu için Nadia'yı alıp kampa yerleştirir. Wagner de Nadia'yı kurtarmanın yollarını arayıp sonunda eşini Struma adlı gemiyle İstanbul'a getirmek üzere yolculuğa çıkarır. Ancak işler beklediği gibi olmaz. Struma adlı gemi iktidar savaşları yüzünden denizde günlerce kalır ve burada mahsur kalan Nadia geminin patlamasıyla Wagner'e kavuşamadan ölür.
Bu hayat hikayesiyle beraber Nadia'nın da anneannesi ve babaannesinin acı geçmişine tanık oluyoruz.
Eser büyük bir aşkı anlatırken,Hitler'in Yahudiler'e yaptığı soykırımı, iktidarların insanları nasıl acımasızca yok ettiğini bizlere aktarıp hayatın gerçek yüzünüde görmemizi sağlıyor.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2015163,9bin okunma