Emekli olduktan sonra insanlardan uzak podima köyüne yerleşen Ahmet Arslan'ın gittiği bir davette cinayet işlenmesiyle başlıyor olay. Bu cinayeti araştırmak üzere gazeteci bir kız Ahmet Bey'in kapısını çalar. Cinayetle ilgili bilgiler almak isteyen kız Ahmet Bey'in kardeşinin hikayesini anlatmasıyla eser cinayetten çok Ahmet Arslan ve ikizi Mehmet Arslan'ın yaşadıkları üzerinde gelişir. Aşk yüzünden kardeşi Mehmet Arslan'ın başına gelenleri anlatırken aşkın öldürücü olduğunu her defasında vurgulayan Ahmet Arslan'ın aslında Mehmet Arslan olduğunu yaşanılan tüm olayları kendisinin yaşadığını ama bunları unutabilmek, acınılması gereken kişinin kendisi değil kardeşi olduğuna inandırmak için kendini ölen ikizi Ahmet Arslan'ın yerine koyduğunu öğreniyoruz. Ve yazdığı mektupla da yaşanan cinayetin katilinin kim olduğunu da anlıyoruz.
İnsan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.
Geçmişi unut
Koy bir kenara
Yeni bir sayfa aç
Kurtar benliğini dünden
Bugünün çocuğu ol
Bütün bilgeliği ve gülümseyişiyle gençliğin
Şu anı hiç terk etme ne olur
Sonsuza uzanan şu günü, terk etme.