Ama şunu da unutmamak gerekir: Yetişkin olduğumuzda yavaş yavaş hayatın dizginlerini elimize alırız. Bu yüzden hep şunu söylerim: 'Zamanında ihtiyacın olan sevgiyi, şevkati, ilgiyi saygıyı görmemiş olabilirsin. Ama artık kendinin sahibisin. "Bana şunu yaptılar" demek anlaşılır; ama orada kalamayız. Asıl soru şu: "Ben ne yapabilirim?"
İnsan her şeye uyum sağlıyor. Hayat insanların duygularını tıpkı dağlar tepeler gibi zamanla erezyona uğratıyor. Hiçbir şey çok uzun sürmüyor; ne keder ne sevinç ne de mutluluk...
Şimdi düşünüyorum da, o dönem bana çok ağır gelmişti. Kapılar yüzüme kapanmış, sanki ortada kalıvermiştim ama sonradan anladım ki bir kapı kapanırsa hayat mutlaka size başka kapılar açıyor.
Saygı gören insan, huzuru tanıdığı için huzursuzluğu yüceltmez. Yara aldığı yerleri bile daha sonra "marifet" diye göstermek istemez; iyileşmeyi seçer.
Yozlaşmanın bir sonucu da öfke kontrolünün zayıflaması. Neden biliyormusunuz? Çünkü insanlar adalete inanmıyor. İnsanlar adalete inanmadığında öfke daha kolay büyüyor.