Uzun uzun sustuk sonra; öfkeyle, üzüntüyle, sahiplenemediğimiz vicdan azaplarıyla, pişmanlıkla, duyarsızlıkla, alışkanlıkla ve hastalıkla sustuk. Koridorlarda yankılanan adımları dinledik.
Ve ben, tuhaf sessizliklerin ortasında, kendimi biraz daha yitirdim.