Ruhların en diplerinde kalmış kokuşmuşlukları ve unutulmaya yüz tutmuş tatlılıkları gün yüzüne çıkaran bir Dostoyevski var yine sayfa aralarında. Bir Rus tarzı evin, köyün içerisinde yaşanan çok bilmişlikler ve masumluklar konu edinilmiş. Zaman zaman karaktere sinirlenip kitabın içine girmek isteyeceksiniz. Gündelik hayatta karşımızda gördüğümüzde kabullendiğimiz insanları yakalarından tutup sallamak geçecek içinizden.
Son bir sene içerisinde tanıdığım ve ülkemde böyle bir insanın olmasından mutluluk duyduğum kişi. Bu kitabında gün içerisinde bir çok kere duyduğumuz cümlelerin aslında hangi amaçla söylendiğini, aynı zamanda kendimizi savunurken içimizdeki -id-i ne kadar kullandığımızı gösteriyor. Günümüz siyasetini anlamak için güzel bir kaynak. Şimdiden iyi okumalar.