Şüphe yok ki bizim milletimizin seciyesi de bütün
seciyeler gibi teâliye, matluk şekle tahavvüle müstaittir. Fakat
binefsihî olmak şartıyla... Eğer bizim seciyemize, hariçten
bizim seciyemizden başka secâyâdaki müessirler tarafından
bir şekil verilmek istenirse bundan sabit ve muayyen hiçbir
şekil, hiçbir netice hasıl olamaz'
Zabit ve Kumandan ile Hasbihal
Malumdur ki bir orduyu terkibeden, alelûmum, her fert,
zihayat bir makinenin, canlı uzuvları, parçalarıdır. Bu
makineyi işleten, her uzviyeti, her parçasını harekete getiren
vasıta, buharla müteharrik motorlar değildir. O vasıta-i tahrik,
ordu makinesini vücuda getiren azay-ı zihayatın
dimağlarındaki kuvvet ve kanlarındaki ruhtur. Bu dimağlarda
ve bu kanlarda lazım olan kuvvet ve sürat-i cereyan
bulunmazsa makine durur ve başka hiçbir kuvvet onu işletemez.
Zabit ve Kumandan ile Hasbihal
Ve bilinmelidir ki bir millet
evlatlarının önüne geçip onları ateşe sevketmek hak ve
salâhiyetini, ancak -o dediğin- muhassala-i metanet ve
besaleti ruhunda bulmuş olan zabitler haizdir. Zabit ve Kumandan ile Hasbihal
Ne garip halet-i ruhiyedir. Dertli insanlar muhatabının
derdini dinlemekten ziyade kendi cerihalarını açmaktan zevk
alıyor. Zabit ve Kumandan ile Hasbihal