1900 lü yılların başında yayınlanmış olan bu kitap, Fransız yazarın o dönemdeki Fransız halkının yaşadığı sorunları temel alarak, bu sorunların hepsini tembellik ve iradeyle alakalı zeminlere oturtup, çözümüne ilişkin tezler sunmuştur. Kitabı okurken en çok içerlediğim nokta ise 1900 lü yılların Fransa'sında var olan yozlaşmaların, günümüz Türkiye'sinde de ayyuka çıkmış olmasıdır. Batıya ve kültürüne o kadar çok öykünmüş durumdayız ki yuvarlak hesap yüz yıl önceki hallerini, arızalarıyla beraber günümüzde yaşamak zorunda kalıyoruz. Durumumuz tıpkı altımızda off road aracı olup asfalt pistte, o pistin araçlarıyla yarışmak gibi. Kendimize ait zemini korumak yerine ait olmadığımız yollara özenip çırak çıkıyoruz. Ve ne kadar çabalarsak çabalayalım o yola sonradan girdik, biz o yolda ilerledikçe aynı miktarda ilerleyen rakipleri yakalama şansımız mucizelerle sınırlıdır.
Kitaba, insanların karakterlerinin değiştirilemez olduğu düşüncesine karşı, iradenin gücünün neler yapabileceğiyle başlıyoruz.Her şeye yüzeysel bakan ve görünüşe aldanan insanlar yetiştiren, kişileri ezbere iten eğitim sisteminden ve sıyrılma yöntemlerinden bahsederek devam ediyoruz. Bu yöntemlerin başında ise karar verme, fikir oluşturma, harekete geçme en son rütbe olarakta alışkanlığa dönüştürme geliyor. Kişi bir olayı alışkanlığa dönüştürdüyse artık ortaya bir irade koyabilmiş ve o defteri kapatmış, kazanım sağlamıştır. Kitabın okunurluğu kaçmasın diye kitapta olmayan bir örnekle bunu açmam gerekirse;namaz kılmaya karar vermek, sonra namaz hakkında fikir sahibi olup kavramak, namaz kılmaya başlayarak harekete geçmek ve bunu sürekli yapıp alışkanlık edinmek. Bu aşamalar tamamlanıp alışkanlık kazanıldığında tembellik aşılmış irade terbiyesinde bir mevkiye gelinmiş demektir. Alışkanlıkların küçümsenmemesi