Leyla Akot

Puan vermedi·172 syf.··
2026 65. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 09:35
Bugün sizlere @pusluyayinlari 'nın harika bir basımı olan #georgeorwell klasiği ile geldim, hadi bakalım kitabımıza geçelim Hiç düşündünüz mü; gerçekten özgür olmak ne demek? Para olmadan yaşayabilir miyiz, yoksa fark etmeden hepimiz onun etrafında mı dönüyoruz? Hayallerimizden vazgeçmemize sebep olan şey hayatın gerçekleri mi, yoksa korkularımız mı? Peki insan, ait olmak ile özgür kalmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığında hangisini seçer? Aspidistra Solmasın, sadece bir adamın hikâyesi değil; para, özgürlük ve insanın kendisiyle verdiği savaşın hikâyesi. Gordon'un paraya karşı duyduğu öfkeyi okurken bazen ona hak verdim, bazen de kendime kızdım. Çünkü ne kadar kaçmaya çalışsak da hayatın bazı gerçeklerinden uzaklaşamıyoruz. Orwell bu kitapta büyük olaylar anlatmıyor belki ama insanın içindeki yorgunluğu, hayal kırıklığını ve ait olma arzusunu öyle güzel işliyor ki sayfalar boyunca Gordon'un yalnızlığını hissettim. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: İnsan bazen özgür olmak isterken, farkında olmadan başka zincirler yaratabiliyor. Düşündüren, yer yer hüzünlendiren ama uzun süre zihnimde kalacak bir kitaptı. Kitaplarla kalın
Aspidistra SolmasınGeorge Orwell · Puslu Yayıncılık · 20215,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·368 syf.··
2026 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 09:26
Herkes iyi haftalar diliyorum Bugün sizlere muhteşem bir kitap ile geldim. @ithakiyayinlari 'nın @blakecrouch1 kaleminden çıkmış paralel evrenler, seçimler, pişmanlıklar ve kimlik üzerine kurulmuş son derece zekice bir kurgu. "Bazen insanın aklını en çok kurcalayan şey, yaptığı seçimler değil; yapmadıkları oluyor. Acaba başka bir yolu seçseydim kim olurdum? Hayatım nasıl şekillenirdi? Vazgeçtiğim, ertelediğim ya da cesaret edemediğim her şey için ikinci bir şans verilse ne kadar ileri gidebilirdim? Karanlık Madde tam da bu soruların peşine düşen, insanın zihnini ele geçiren bir hikâye." Jason, sıradan görünen bir akşamda evinden çıkarken ailesini son kez gördüğünü bilmiyordu. Birkaç saat sonra ise kendini tamamen farklı bir gerçekliğin içinde buldu. Bu dünyada hayatı, başarıları ve hatta kimliği bile değişmişti. Karısı ve oğlu sanki hiç var olmamış, yerlerini bambaşka bir yaşam almıştı. Önünde duran gizemli küp ise tüm bu karmaşanın merkezindeydi. Bu kitap beni sadece gerilimiyle değil, sürekli gerçekliği sorgulatmasıyla etkiledi. Her sayfada "Acaba şimdi olanlar gerçek mi?" diye düşünürken buldum kendimi. Bir yandan nefes kesen bir tempo vardı, diğer yandan insanın kendi hayatına dönüp bakmasına neden olan derin bir hikâye... Gerilim dozu hiç düşmeyen, zihni yoran ama aynı zamanda hayran bırakan bir kitaptı. Bu kitabın sayfaları arasında kaybolmanız işten bile değil. Kitaplarla kalın
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018423 okunma
Puan vermedi·298 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 09:25
Herkese merhabalar Bugün sizlere @ikinciadamyayinevi den çıkmış #samankapan kitabı ile geldim.. Bir cinayet soruşturmasıyla başlayan olaylar, zamanla insanlığın geçmişine, bugününe ve belki de geleceğine uzanan karanlık bir yolculuğa dönüşüyor. Aypare'nin hikâyesi yalnızca bir genç kızın trajedisi değil; susturulan seslerin, görmezden gelinen yaraların ve insanın karanlık yüzünün de hikâyesi. Roman ilerledikçe polisiye, bilim kurgu ve fantastik öğeler öyle güzel iç içe geçiyor ki bir noktadan sonra gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silikleşiyor. Özellikle Samankapan Evi'nin gizemi ve yıllar önce buzdan çıkarılan insanlarla ilgili bölümler beni en çok etkileyen kısımlardı. Kitap boyunca yalnızca bir katili değil, insanlığın nereye evrildiğini de sorguladım. İyilikle kötülüğün birbirine karıştığı, dünyanın kaosa sürüklendiği bir atmosfer oldukça etkileyiciydi. Çağan Kayı'nın akıcı dili sayesinde kalınlığına aldanmadan okunan, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan bir roman olmuş. Cinayetle başlayıp insanlığın kaderine uzanan, distopik ve sarsıcı bir hikâye okumak isteyenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Samankapan, bittikten sonra da zihnimde yaşamaya devam eden kitaplardan biri oldu. Kitaplarla kalın #reklamdeğil #leylanınkitapları
SamankapanÇağan Kayı · İkinci Adam Yayınları · 202563 okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2026 61. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 10:37
Herkese merhabalar Size biraz, azıcık yazarımızdan bahsetmek isterim müsaadenizle DİDEM MADAK' 1970 yılında İzmir'de doğdu, 2011 yılında henüz 41 yaşındayken de hayatını kaybetti.Çocuk yaşta annesini kaybetmesi, şiirlerinin en derin yarası ve en güçlü kaynağı oldu. Annesine duyduğu özlem neredeyse bütün kitaplarında hissedilir.Hukuk fakültesi mezunuydu ama onu ölümsüzleştiren şey avukatlığı değil şiirleriydi... AH'LAR AĞACI Her sayfada biraz hüzün, biraz özlem, biraz da kendim vardı. Özellikle anneye, çocukluğa ve kayıplara dair satırlar kalbime usulca dokundu. Didem Madak'ın şiirlerinde en çok sevdiğim şey, en ağır duyguları bile gösterişsiz bir dille anlatabilmesi oldu. Bir çay bardağında, eski bir evde, sıradan bir hatırada koca bir hayat saklıydı sanki. Bazı dizelerin altını çizmedim; çünkü onları doğrudan kalbime yazdım. Ah'lar Ağacı bana, insanın en derin yaralarının bile bazen en güzel cümlelere dönüşebileceğini hatırlattı. Kitabı bitirdim ama içimde bıraktığı o ince sızı hâlâ benimle. Şiir okumadan ömrümüzü tüketmeyin olur mu Kitaplarla kalın kitap dostlarım #reklamdeğil #leylanınkitapları
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 60. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:45
Herkese merhabalar Bugün sizlere Afganistan'ın sert ve sessiz dünyasında geçen, kadınların görünmeyen yaralarını konu alan çok sarsıcı bir hikaye ile geldim... Konu Karakterimiz bir oğlan ve dört kız çocuğu olan Zeba adında bir kadın yanında balta elleri kan içinde kocasının cesedinin başında bulunuyor. Kocasının katili olmak suçundan tutuklanıyor. Ve Zeba sadece susuyor cezası idam çocukları babasız kalmışken birde annesiz kalacak olmalarına rağmen konuşamıyor. ( Bir kadın sırf bir adamla birlikte görüldüğü için tutuklanıyorsa, pekâlâ cinayetten asilabilirdi de.) Okurken o kadar kızdım ki konuşmuyor olmasına ama.. ama işte!! Olay buradan sonra başlıyor.. Penceresiz Ev aslında bana Afganistan’daki kadınların susturulmuş hayatlarını bütün çıplaklığıyla gösterdi. Kitabı okurken en çok canımı acıtan şey, oradaki kadınların sadece yoksullukla ya da savaşla değil; geleneklerin, korkunun ve erkek egemen düzenin arasında sıkışmış bir hayatla mücadele etmesiydi. Afganistan’ın o kasvetli atmosferi satırlardan taşıp insanın ruhuna işliyor. Kadınların çoğu zaman kendi hayatları hakkında söz hakkının bile olmaması, sevmeyi bile gizli yaşamak zorunda kalmaları, şiddetin bazen normalleştirilmesi… Bunları okurken insan ister istemez boğuluyor. Çünkü kitapta anlatılan acılar abartılı değil; gerçek hayatta yaşanmış, yaşanmaya devam eden yaralar gibi duruyor. Ben kitabı okurken en çok “bir insanın kaderi neden doğduğu coğrafyayla bu kadar sınanır?” diye düşündüm. Özellikle kadın karakterlerin içindeki sessiz çığlık beni çok etkiledi. Dışarıdan güçlü görünmeye çalışsalar da içlerinde bastırılmış korkular, kırılmış hayaller vardı. Ve Nadia Hashimi bunu öyle duygusal ama sade bir dille anlatmış ki, karakterlerin acısını uzaktan izlemiyorsun; resmen hissediyorsun. Bu kitap bana
Penceresiz EvNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2020600 okunma
Reklam