Adı:
Penceresiz Ev
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254431005
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Gerçekler, bir kurşundan çok daha ağırsa ve kadınsan ellerine kına yerine kan yakılan topraklarda, özgürlüğün bedeli kaç ömürdür?

Sevgi dolu bir eş, sabırlı bir anne ve iyi bir komşu… Neredeyse yirmi yıl boyunca Zeba’yı tanımlayan kelimeler bunlardır ta ki kocası Kamal, başında bir baltayla evlerinin avlusunda bulunana kadar. Çocukları annelerinin katil olabileceğine asla inanmasa da Zeba masumiyetini kanıtlayacak tek bir kelime bile etmeyince, Kamal’ın ailesi adaletin yerini bulmasını ister. Afganistan’da böyle bir suçun cezası ise idamdır.

Tutuklanarak hapishaneye gönderilen Zeba, mahkeme gününü beklerken oradaki kadınlarla güçlü dostluklar kurar. Her birinin bu uğursuz yere gelmelerine neden olan bambaşka hikâyeleri vardır. Nafisa töre cinayetine kurban gitmemek için, Latifa kız kardeşiyle özgür bir hayat kurmak üzere kaçarken yakalandığı için, on dokuz yaşındaki Mezhgan ise sevgilisinin çocuğunu taşıdığı için hapse girmiştir. Chil Mahtab zamanla bu kadınlar için bir hapishaneden çok, dışarıdaki dünyanın acımasızlığından kaçabildikleri bir sığınak hâlini alır.

Öte yandan Zeba’nın insan hakları savunucusu, Afgan asıllı Amerikalı avukatı Yusuf, zamanın Zeba’nın ve kendisinin aleyhine aktığının farkındadır. Dahası, tıpkı ana vatanı Afganistan gibi Zeba’nın da göründüğünden farklı olduğundan şüphelenmeye başlamıştır. Müvekkili gerçekten soğukkanlı bir katil mi yoksa bu hikâyedeki asıl kurban mıdır?

Kabuğunu Kıran İnci’nin yazarı Nadia Hashimi’den yine güçlü kadınların başrolde olduğu, yüreğinizin derinliklerine işleyecek olağanüstü bir mücadele, dostluk ve dayanışma öyküsü.
496 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kadın olmak zordur fakat bazı coğrafyalarda kadın olmak çok daha zordur.
Zeba Afganistan topraklarında yaşayan o kadınlardan sadece birisidir.
Evlerinin avlusunda kocası Kamal,başında baltayla öldürülmüş bir halde Zeba ise üzeri kanlar içerisinde bulunur.4 çocuğu eşinin ailesine verilirken Zeba tutuklanır.Öncesinde Zeba’nın gördüğü o şeyden sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Fakat kadınların yaptığı şahitliğin dahi tam sayılmadığı,erkeklerden geri tutulan yasanın olduğu bir ülkede konuşmasının hiçbir şeye değmeyeceğini bilerek aynı zamanda da annelik merhametinin hakkını vererek kendini feda eder ve susmayı tercih eder.

Bir tarafta da savaş zamanı Afganistan’ı ailesiyle birlikte terkedip Amerika’ya göç eden avukat olduktan sonra ülkesi Afganistan’da yasaların düzelmesi için çabalayan ve ona ihtiyacı olan insanların olduğunu düşünen Yusuf vardır.

Zeba o gün yaşananlara dair hiçbir şey anlatmazken Yusuf neler olduğunu çözebilmek,Zeba’nın idam edilmesini engellemek için çok çabalar.Chil Mahtab cezaevinde yaşananlar dahil olmak üzere bir çok kadının hikâyesine de yer verilen kitapta o günü gören gizli bir de şahit vardır.Peki ya sizce yasalar bu kadar katıyken Zeba’nın kurtulma şansı var mıdır?

@arkadya_kitap sevgimi bilmeyen kalmadı diye düşünüyorum
Yazarın daha önce başka bir kitabı olan #kabuğunukıraninci ‘yi okumuş ve çok beğenmiştim.
Bu kitabında da yazılan kurgunun seyri öyle şahane ilerliyor ki heyecanla ve çok etkilenerek okudum.
Mutlaka sizlere de tavsiye ediyorum.
“Yalnızım,öfke ve acıdan yoksun
Bugünüm ve yarınım için yeterince döktüm kanlı gözyaşı
Şimdi çiçek açma zamanı
Âşık bir serçeyim ben yalnızlığa
Tüm sırlarım kalbimde saklı
Haykırıyorum var gücümle;İşte,yalnızım sonunda”
Geçmişi değiştirecek bir simya yoktu. Elimizde olan tek şey ne kadar az ya da çok olursa olsun sadece yarınlardı. Bir korun küllerinden tekrar tutuşması ve hayata dönmesi için ise sadece tek bir şans vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Penceresiz Ev
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Sayfa sayısı:
496
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786254431005
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadya Yayınları
Gerçekler, bir kurşundan çok daha ağırsa ve kadınsan ellerine kına yerine kan yakılan topraklarda, özgürlüğün bedeli kaç ömürdür?

Sevgi dolu bir eş, sabırlı bir anne ve iyi bir komşu… Neredeyse yirmi yıl boyunca Zeba’yı tanımlayan kelimeler bunlardır ta ki kocası Kamal, başında bir baltayla evlerinin avlusunda bulunana kadar. Çocukları annelerinin katil olabileceğine asla inanmasa da Zeba masumiyetini kanıtlayacak tek bir kelime bile etmeyince, Kamal’ın ailesi adaletin yerini bulmasını ister. Afganistan’da böyle bir suçun cezası ise idamdır.

Tutuklanarak hapishaneye gönderilen Zeba, mahkeme gününü beklerken oradaki kadınlarla güçlü dostluklar kurar. Her birinin bu uğursuz yere gelmelerine neden olan bambaşka hikâyeleri vardır. Nafisa töre cinayetine kurban gitmemek için, Latifa kız kardeşiyle özgür bir hayat kurmak üzere kaçarken yakalandığı için, on dokuz yaşındaki Mezhgan ise sevgilisinin çocuğunu taşıdığı için hapse girmiştir. Chil Mahtab zamanla bu kadınlar için bir hapishaneden çok, dışarıdaki dünyanın acımasızlığından kaçabildikleri bir sığınak hâlini alır.

Öte yandan Zeba’nın insan hakları savunucusu, Afgan asıllı Amerikalı avukatı Yusuf, zamanın Zeba’nın ve kendisinin aleyhine aktığının farkındadır. Dahası, tıpkı ana vatanı Afganistan gibi Zeba’nın da göründüğünden farklı olduğundan şüphelenmeye başlamıştır. Müvekkili gerçekten soğukkanlı bir katil mi yoksa bu hikâyedeki asıl kurban mıdır?

Kabuğunu Kıran İnci’nin yazarı Nadia Hashimi’den yine güçlü kadınların başrolde olduğu, yüreğinizin derinliklerine işleyecek olağanüstü bir mücadele, dostluk ve dayanışma öyküsü.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Baharkitaplığı

Kitap istatistikleri