Selam
Okunmayı bekleyen, bir sürü kitap varken, elim hep Grange ye kayıyor. Tekrar tekrar okuyasım var. Belki, vakit kaybı gibi gözükse de aldığım hazzın tarifi yok elbet. Her defasında, sanki ilk kez okuyormuşum gibi, hissedince içimdeki bu duyguyu, heyecanı keşfedince o kadar da saçma olmadığını düşünmeye başladım.
"Siyah kanla çizilmiş bir yol.
Korkunun ve ölmün hakim olduğu bir yol...
Gerçeğin rengi aynı zamanda yalanın da rengidir."
Aslında kitabın tamda özeti bu cümleler.
Kötülük üçlemesinin ilki Siyah Kan
ve Grange'in mükemmel iş çıkardığı kitapların başında. Kitap, sadece polisiye, gerilim, macera değil aynı zamanda psikolojik bir alt yapıya da sahip. Betimlemeler, konu, detaylar, kurgu, tasvirler, anlatım...
Ayrıca; gezdiği, coğrafya ve tarihi mekan ve olaylar... Tıp, kimya, psikoloji alanlarında ki araştırmaları söylemiyorum bile.
Kısacası; Kurguyla-gerçeği harmanlayan yazarları seviyorum. Philip Kerr ve Grange bu konuda favorim.
Örneğin; Kamboçya'da 1975-1979 yılları arasında Pol Pot liderliğinde Kızıl Kmerler hareketi üyeleri tarafından yapılan soykırım,
Kamboçya nüfusunun dörtte birini kaybettiği bu kanlı dört yıl ancak Vietnam'ın kızıl khmer ordusunu yenip, ülkeye girmesi ile son bulmuştur.
Siyah kan...
polisiye/gerilim sevenler için doruk noktası, hatta son noktasıdır.
Velhasıl; insanın öldürme, güdüsünü irdeleyerek, sorular sordurarak, psikolojik yönününden, düşüncelere iten bir kitap.
1- Bir insan, neden öldürür.?
2- Altta yatan, unsurlar ne.?
3- Cinayete iten, dürtüler nedir.?
4- Neden onları kendine özgü yöntemlerle yaparlar.?
5- Özellikle, cinayetten çok farklı ayinsel bir arınma olarak görüp, herşeyi neden buna göre tasarlarlar....