"Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde toprak vardı. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı."
Jomo Kenyatta (Kenya kurucu devlat başkanı )
Din konusunda bir yığın hurafenin teşhis ve tespiti için hadis derlemelerini de Türkçeye çevirtmiş, Buhari tercüme ve şerhi'ni yaptırmıştı. Lakin yetmedi... Sığ düşünceli ve yobaz İnsanların işine gelmediği içindir ki onun devrimlerini din karşıtlığıyla itham ettiler: Ki Emin ol bu insanlar ABD'ci dinci yobazlardı. Elin ingiliz'i Atatürk'ü izlemek mücadelesini durdurmak için çareler ararken, ajanlar yollarken, içimizden insanlar onu İngiliz ajanı olmakla, dini yok etmek için gelmekte suçladı. Hatta iş o raddeye vardı ki, mollalar, şeyhler tarikatlar ümmetlerini de peşlerine takarak planlı cephe oluşturmaya başladılar. Hala da devam ediyorlar. Zira aynı zihniyetin uzantıları, cemaatlerin alternatif kuşak yaratma projeleri,"
"Bak Fatma, biz ayrıcalıkları reddeden, aklın, eşitliğin asıl olduğu Cumhuriyet savunucularıyız. Gerçek dindarların. Müslümanların Atatürk ve Cumhuriyetle sorunu olmadığının farkındayız. Sorunu olanlar, yarattıkları sorunlardan çıkar gidenlerdir..
Atatürk, "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar, meczuplar memleketi olamaz. Hayatta en hakiki mürşit bilimdir, fendir demişti. Hatta,Kuran'ı Türkçe'ye çevirterek ve tefsirini yaptırarak İslam inancının inşası için uygun ortamı sağlayan bir devrimciydi.
Oysa Atatürk, dinin siyasete karıştırılmaması için ne çakı uğraşmıştı. islami dayanağı olmayan tekke ve zaviyelerin kapatılması, cemaat ve tarikatlarla mücadele, üfürükçü, muskacı sahtekarlara engel olunması için de... Hepsi halkı korumak, ülkeyi çağdaş medeniyetler seviyesine taşımak içindi... Hocaların, tarikatların sisteminin, devletin ve kanunun üstüne çökeceğini, laikliğin olmadığı ülkede demokrasi ve insan haklarının oluşmayacağını, biat kültürü yaşandıkça evrensel değerlerden uzaklaşacağını, toplumun dinin günah ve sevapları arasında sıkışacağını o kadar iyi biliyordu ki.
Kimse marazına, yalanına, menfaatinediri kılıf olarak kullanmasın. Allah'ın yarattığı düzende böyle bir ayırt yok. Birbirinin gölgesinde büyür mü meşe ile selvi ? Yan yana büyürse boy verir."