Uzun süre bir süre kimseyle konuşmadım;içine döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içimde güzel olsun istedim. İçimde bir suçlulyk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçektende hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.
O zamanlar, ben, beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum. " diye düşünürdüm. Yeni keşfediyorum bu düşünceyi. Kimse sizi gözlemiyorsa, içinizdeki gizli ikinci kişi dışarı dilediği şeyleri yapabilir. Yakınlarda bir babanız varsa ve sizi görüyorsa içinizdeki kişi içinize saklanır.
Kırmızı Saçlı Kadın, Orhan Pamuk'un Firdevsi'nin Şehnamesinden Rüstem ile Sührab ve Sophokles'in Kral Oidipus hikayeleri üzerinden katil baba ve katil oğul imgelemi kurmuştur. Orhan Pamuk'un kitaplarının ilk ve son cümlelerine de dikkat etmek gerekir. Kitap "aslında yazar olmak istiyordum" ile başlayıp "unutma! Aslında baban da hep yazar olmak istedi. "diye biter.