Çok geçmedi ben de hayatıma baktım. Bitti o sancılı geceler, özlemin kuyusunda yankılı haykırışlarım bitti. Artık ne bi koku kaldı zihnimde ne de sarıldığım andaki hissettiğim o aidiyet. Birer birer silindi hatıralar. Çok korkardım bir zamanlar ‘ya unutursam’ diye. Unuttum.. Korkulacak bir şey yokmuş. O kadar da kötü değilmiş sensizlik. Nefes alamam diyordum ya gidersen, güllük gülistanlık bende havalar. Sağlığım düzeliyor, geceleri uyuyabiliyorum. Saudade geceler son buldu bende. Tek kötü olan ne biliyor musun ? Artık sevememe hastalığına yakalandım. Güvenmek, kendini teslim etmek, aidiyet bunların hepsi bir daha sarılamayacağım annem gibi ellerimin arasından kayıp gitti. Gömdüm toprağa ve üzerine attığım her toprağın biraz da altına gömdüm kendimi. Bazı yolların geri dönüşü olmaması da güzelmiş. Varacağımız yeri bilmediğimizden kaplarmış kasvet içimizi. Sıkıla sıkıla, düşe kalka yürüdüğüm bu yol, bir daha ardıma bakmayacağım güzelliklere çıkardı beni. Seninle savaşım bitti, seninle barışım da bitti. Artık ne gül ne ağla. Bir daha senin için dua edeceğim diye ellerimi açmam semâya..
✍️ Murat Çağlar