"Lütfen, baba, beni yanlış anlama, tamamen önemsiz ayrıntılar olabilir, ancak benim için böylesine belirleyici bir insan olan sen, bana dayattığın davranış kurallarına bizzat kendin uymadığın için ezici bir boyut kazandı bunlar."
Ürkek bir çocuktum buna karşın bütün çocuklar gibi biraz da inatçıydım mutlaka, annem de şımartmıştır beni kuşkusuz ancak çok güç idare edilebilen bir çocuk olduğuma inanmıyorum. sıcak bir sözcüğün, usulca elimden tutulmasının, tatlı bir bakışın istenilen her şeyi sağlayamayacağına inanmıyorum.’
O günden sonra ben mutlak suretle babasına itaat eden bir çocuk oldum, ancak ruhsal hasar da aldım. O yaşta su için sızlanmış olmak benim olağandı, gece yarısı kapının dışına atılmaksa çok ürkütücüydü. Doğam gereği ikisi arasında ki bağlantıyı ömür boyu bulamadım. Bana acı veren şu düşünceyi yıllarca kafamdan atamadım: Bir gece yarısı beni yatağımdan alıp avluya açılan koridora bırakan o iri yarı adam babam için ben hiç değeri olmayan birisiyim…