Bir musibet, bin nasihatten yeğdir, derler. Oysa insan haysiyetine yaraşan tavır öncelikle nasihatin etkisini hissetmede
yatıyor. Musibet gelip çattığında, bir çok şeyin anlaşılması kolaylaşır, ama gücünü onarmak için çok geç kalınmış olabilir.
Düşünce özgürlüğünün daha iyi tanındığı, demokratik hakları kullanma alanının genişlediği, insan kişiliğinin gelişmesi
yolunda mesafe katedilen bir Türkiye'de mi yaşıyoruz? Hayır, kesinlikle hayır. Bugünkü Türkiye dar kalıplarla düşünenlerin,
demokratik hakların neler olduğunu dahi bilmeyenlerin bağımsız ve özgün kişilik kazanmaktan korkanların ülkesidir.