Brian Moser

Brian Moser
@Likho
Aslan ama sirkte çalışıyor.
"Bir zamanlar on yılda, girdiği her savaştan al­nının akıyla çıkan Türk milleti, son on yılda enflasyon ve devalüasyonla girdiği kaçamak mücadeleden tuşla yenik ayrıldı. Gezegendeki hiçbir ülkenin parasında TL denli bol sıfır yok! Varsıl/yoksul arasındaki dengesizlik uçuru­ma dönüştü, genel gelir düzeyi düştü. Altmış yaşını aşmış valisine iki bin, sokaktaki genç polisine iki yüz elli dolar eşiti maaş ödemeyen devlet üç kat fazla memur ve işçi is­tihdam ederse sonuç verimsizlik ve vurdumduymazlıktır. Ekonomik açıdan bunalan millet bezginleşti, sığlaştı, tepki özürlü oldu. Rüşvet, haraç ve yolsuzluk kanıksandı. Sü­rekli kriz ortamında hedefe odaklanmayan iş dünyası günlük ve haftalık kararlarla ayakta durmaya çabalıyor. Ülkenin talihsizliği, ileri görüşlü ve dürüst liderlerden yoksun bulunması…"
Sayfa 13
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ama aynı çatı altında soluduğum her nefesi he­der eden karabasanımın babam olduğunu itiraf etmeliyim.
Sayfa 10
Edebiyat
(On üç yaşından beri günlük tuttuğu­mu duyunca, "Seksi ıskalamış bir öz­ yaşamöyküsü asla on sayfayı aşmama­lıdır" demişti karısını yıllardır, kızını üç aydır düzdüğüm Niko.)
Sayfa 9
Edebiyat
Aşk acısı böyle bir şeydi işte. Aradan geçen yıllar, çeki­len acının dozunu azaltmıyordu. İnsanın göğsünün ortasına gümüş kakmalı bir hançer gibi aniden saplanıveriyordu aşk acısı. Bir de Vakit her türlü musibettin merhemidir derler, diye düşündü Haydar Bey. Halt etmişler! Zaman geçtikçe hançe­rin verdiği acı azalmıyor, sadece hançerin saplanması sey­rekleşiyordu. İlk başlarda her an saplanan o hançer zamanla günde bir iki kez saplanmaya başlıyor, sonraları haftada bire, belki ayda, iki ayda bire düşüyordu, o kadar.
Sayfa 129
Edebiyat
Zamanın geri döndürülüp döndürülemeyeceğini bilecek kadar çok okuyamamıştı ama zamanın olduğu yerde sabitle­nebileceğini tecrübeyle öğrenmiş oldu o akşam.
Sayfa 110
Edebiyat