#yorum
Suzanne Enoch - A Duke Never Tells
Yakışıklı dükler , çıtı pıtı narin düşesler ve çılgın şaperonların olduğu bir zamanda geçen eğlenceli bir hikayeydi gururlu ve oldukça evhamlı uşağı da unutmamak
lazım 😁 ama bizim hikayedeki düşes adaylarımız deli dolu neşeli ve gerektiğinde hakkını savunan kişiler olunca macera da eksik olmuyor.Evlenmek üzere olduğu dükü tanımak ve gerçekten de dedikodularda anlatıldığı gibi bir hovarda mı bunu öğrenmek için ailesinden gizli bir oyuna başvuran Meg ve teyzesi hiç ummadığı bir sorunla karşılaşıyor hırçın dükün yalanı da eklenince heyecanlı bir macera başlıyor.Hikayede kim gerçek düşes adayı ve dükle evlenecek ya da kim sevdiceğini de koluna takıp kır evine kapanacak gariban uşağın çilesi ne zaman bitecek bütün bu olayları keyifle okuyoruz. Uzun zamandır tarihi aşk romanı okumamıştım bu kitapla yazarın farklı ve eğlenceli anlatımıyla komik diyologlarla gerçekten çok eğlendim bu türü seviyorsanız mutlaka okuyun .10/10
"Uşağın onu herkesten daha iyi tanıdığına eminim. Ne söyledi?"
"Fikrinin beni ilgilendirmediğini söyledi, ben de ona kaba olduğunu söyledim, o da bana kaba olduğumu söyledi, ben de onun bir züppe gibi giyindiğini söyledim, o da bana, benim için neyin iyi olduğunu bilseydim hemen kaçar ve seni de yanımda götürürdüm, çünkü buradaki herkes deli dedi."
"Ne kadar tuhaf."
"Onu kovalamak ve kendini açıklamasını talep etmek istedim ama sadece ona göz kırpmaktan ve kendisinin çoktan delirmiş olduğunu söylemekten başka bir şey yapamadım, o da öyle olmasını umduğunu söyledi.