İnsanlığın susan dillerine tercüman olmak gerekir bazen haykırarak... Kanatlarını adalete süren kelebek olmak gerekir... İnsan olmak, huzuru bulmak gerekir.
Sözlerin en güzelidir adın
Her söyleyişimde gözlerimi dolduran...
Sesimden utanırım adını söylerken
Kimseye de yakıştıramam leylak çiçeğim.
Sözlerin en kötüsü sende güzel durur
Gel de cehennemde cenneti koklayayım
Gerçi adının geçtiği her yer cennettir.
Cennetim ol da gel.
Senden kalan bir yarım hüzün...
Yarısı ben tamamlıyorum
Öyle güzel ki hüzünlerim.
Bilir misin, benden çok sen varsın.
Hani sensiz ben yarımımdır.
Hani ben seninle biraz kırık biraz da döküğümdür ya onun gibi...
Zira sözlerin güzümü parçalara ayırdı
Gözlerinin önünde.
Görmene dayanamadım beni kırışını
Üzülme diye de aldırmadım bilir misin?
Sen de ne acımasız çıktın be sevgilim
Ne tesadüf ki ben hiç öyle degilim
Yüreğim senden apayrı, yüreksizlere ağır gelen...
Seninle bir yağmur başlıyor, iplik iplik.
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma.
Gözlerin İstanbul oluyor birden.
Yavuz Bülent Bâkiler
Her şeyi çok fazla ciddiye aldığım konusunda yolda beni eleştirdi; bu yüzden perişan olacağımı, kendimi korumam gerektiğini söyledi! -Ah meleğim benim! Sırf senin için yaşarım ben.