Kafanın içinde her gün konuşursun konuşursun ama dışına bir kelam çıkmaz, bu yüzdendir göğsünün tam ortasında oluşan o ağırlık hem de nefes almanı zorlaştıran o adı konulmaz sıkkınlık.....
Ayrılık ne biliyor musun ?
Ne araya yolların girmesi,
Ne kapanan kapılar,
Ne yıldız kayması gecede,
Ne güz,
Ne ceplerde tren tarifesi,
Ne de turna katarı gökte…
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi
Ayrılık.......
Bir dilekte bulun,” cümlesi kaç dileği tetiklemiştir de domino taşları gibi üst üste yığılmıştır arzular. Fakat ilk akla gelen dilek hangisidir? Hangi arzumuzdur rüzgarıyla peşine düşüren diğer arzularımızı?