“Kendini konuşarak değil, susarak anlatmayı öğrenmiş çocuklardık. Cüsseli laflardan ürker, kırılgan sessizliklere sığınırdık. Nihayet hem parçalandık hem de anlaşılmadık.”
“Şimdiye kadar kaçırmadıysam, artık kesin aklımı kaçıracağım. Hep aynısı oluyor; tam çaresizliğin neye benzediğini anladım sanıyorum, sonra hayat öyle bir numara çekiyor ki, daha kötüsünün, daha kötüsünün, hep daha kötüsünün mümkün olduğunu görüyorum.”