myimaginaryincantations

Kalçalarına kadar inen uzun saçlarını kimse sevmedi. Kimse o saçları şefkatle taramadı. O saçlar hep hoyratça düzeltilmeye çalışıldı. O zaman karar verdi. Büyüdüğünde kendisi saçlarını çok sevecekti. Yetişkin bir kadın olunca saçlarını öyle sevdi ki dökülen her bir telde o küçük kızı hatırladı ve bir daha saçlarını hiç kısa kestirmedi. Saçların ne kadar uzun diyenlere hep gülümsedi. Çocukluktan kalma yaralı bir gülüştü bu. Bırakın uzasın demek istedi, çocukken okşanmamış her bir tel için biraz daha uzasın, biraz daha seveyim. Yine sustu. Artık çok alışmıştı önemli şeyler hakkında konuşmamaya. Yıllar ona, çok konuşup hiçbir şey anlatmamayı çoktan öğretmişti.
İnsan ve Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
- Biliyorum hepiniz bana güveniyorsunuz ama bir yanım asla başka bir şey hatırlamamayı umuyor. Başka neler yaşamak zorunda kaldığımı bilmek istemiyorum. Shepherd'ın bana başka neler yaptırdığını. + Çocukluğumla ilgili şeyler var... Keşke unutabilsem. Nasıl olduğunu bilirim... ihtiyacın olduğunda yanında olmayan ebeveyne sahip olmayı. Sürekli kendine bakmak zorunda olma hissi. Hiçbir çocuk o şekilde büyümemeli.
Dizi/Film
Görünmeyen Kor
Bileklerini kestiğinden beri sakinleşmişti. Sanki içindeki korlar soğumuştu. 1 yıl önce tam da bugün onu banyoda kanlar içinde bulmadan önce düğüne gider gibi hazırlanmıştı. Giyinip kuşanmasını hayra yorup mutfağa geçtim. Yemekle uğraşmaya dalmışken salondan gelen müzik sesiyle bölündüm. İçeride onu Rumeli türküsü eşliğinde dans ederken buldum. Radyoda çalan Boşnakça bir ağıttı. Bir annenin ölen bebeğine yazdığı ağıt. Bu kadar acıklı bir ağıt çalarken kollarında dizilmiş bileziklerini şıngırdatarak dans ediyordu. Ölen bebeğinin yasını mı tutuyordu? O bebeği kendi elleriyle rahmine soktuğu şiş öldürmemiş miydi? Tecavüzcüsünün çocuğunu doğurmak istememesini herkes gibi ben de anlayabilmiştim elbette. Bebekten kurtulmak için nerdeyse kendisini öldürecekti. Peki bu neyin yasıydı? İbadet eder gibi ettiği bu dans da neydi? Bunların hiç birine cevap veremeyip onu kendi haline bıraktım. Banyoya gittiğini fark etmedim bile. Belki de sürekli onu fark etmekten yorulmuştum artık. Yokluğunu fark ettiğimde kanlar içinde küvette yatıyordu. Bir yıldır kollarındaki sargıları çıkarmadı. Öldürdüğü bebeğini hiç saramadığı kundaktı o sargı sanki. Bahçedeki telaşa rağmen gözleri buz kesmişti. Çocuklar nevruz şenliğinin ateşi için yakacak çıra topluyorlardı. Sakinliğine güvenip bahçeye çıktım. Öz kızımı unutup bahar telaşına daldım. Onun yanında nefes alamıyordum sanki. Biraz sonra bahçeye geldi. Ayakları çıplaktı. Üstünde bembeyaz bir elbise vardı. Çocukların üzerinden atladığı ateş henüz sönmüştü. Korlar henüz kıpkırmızıydı. Gözleri içimi deler gibi baktı. Öz kızım kendisi gibi bana da düşmandı. Dünya üzerindeki tüm kadınlara düşmandı artık. Tek kelime etmeden kızgın korların üzerinde yürümeye başladı. Etinin kokusu genzimi yaktı. Kızım bu gece içini söndürebilmek için evi aleve verecek
Düşünce