Mrs. Blau: sevdiğiniz insanları korumak için hiçbir zaman dünyayı yeniden kuramayacağınızı anlatmaya çalışıyorum size. Ama bunun için uğraşmış olmanızı haklı göstermek zorunda da değilsiniz.
Bir keresinde, kendine korkunç işkenceler yapan bir hastam olmuştu. Ona neden böyle şeyler yaptığını sorduğum zaman, ‘Bunları bana dünya yapmasın diye,’ karşılığını vermişti. Sonra, ‘Dünyanın neler yapacağını görmek için biraz beklesenize,’ demiştim. O da, ‘Anlamıyor musunuz? Eninde sonunda oluyor bunlar, bu şekilde hiç olmazsa kendi yıkımımı kendim yönetiyorum,’ diye yanıt vermişti.”
Birbirimize baktık. Doya doya baktık. Bin yıllık baktık. Sonra sarıldık. Bin yıllık sarıldık. Bir zeytin ağacı gibi, bin yıl severek yaşamak her gün. Şiir değil gerçekti bu. Sonra el ele tutuştuk. Yağmur devam ediyordu.