Gözleri mahmur,mahzun bir horgörüyle zamanın dışına bakıyordu. Eski devirlerin kadınları darağacına bu bakışlarla çıkarlardı; uğruna hayatlarını verdiklerine ve hayatlarını alanlara yönelik tam bir horgörüyle.
"Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemelere baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri, kendi yüz çizgilerim bile bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar. Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam, onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirdiğim görüyorum!"