Eskiden ateş saçan gözleri, şimdi hülyalı, gamlı bir yumuşaklıkla doluydu. Bu gözler artık çevresindeki hiçbir şeye bakmıyor gibiydi; hep uzaklara, çok uzaklara, neredeyse bu dünyadan öteye dalıp gidiyordu.
" Şimdi eskisi gibi küçük bir kız olmayı, yarı vahşi, gözü pek, başıboş, küçük bir kız olmayı ne kadar isterdim! Uğradığı haksızlıklara rağmen gülüp geçen, öfkeden kendini kaybetmeyen küçük bir kız! Niye bu kadar değiştim? Niye bir iki sözcük beni böyle zıvanadan çıkarıyor?"
"O hep, ama hep benim aklımda. Bir zevk olarak değil, tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk olmadığım gibi ama kendimmişim gibi tıpkı o benmiş gibi!"
"Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır. Ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur."