Cahilken gelip benden boş olarak aldığın kitabı, bilgeyken gelip bana dolu olarak vereceksin. Çünkü bu hayat kitabı. Doğduğunda boştur. Öldüğünde dolmuştur.
Anlamadın. Anlaşılmaz. Anlaşılmayacağını anladığında bile denizler aşmış olursun. Ama kainat denen dürülmeyi bekleyen boşlukta, denizlerin sığıştığı kürenin bir nokta olduğunu gördüğünden, denizler aşmış olmak bile sana kum, sana hava, sana zerre gelir. Buna şükredersin. Ancak o zaman anladım dersin. Bu demektir ki, anlamadım, çünkü anlayamam, beni aşar. Bilen, ben bilmem der, bilmeyen, ben bilirim der. Bilen, bilemeyeceğini bilendir. Bilmeyen, bilemeyeceğini bilmeyendir.