Söze kitabın adından başlamak istiyorum ve bu isteğimi tatbik ederek kitabın adının ehemmiyetsiz olmadığını söylemeliyim. Bunu söylememin akabinde kitabın adına baktığınızda göreceğiniz "Sözlü Dövüş Sanatı" olacak ancak bu size enteresan gelmeyecektir. Size söylemek isterim, kitabın adından bir enteresanlık yoktur fakat vermek istediği bir ileti vardır. Bu kitap, kavganın yalnızca fizyolojik olmadığını, sözler sarf ederek de olabileceğini iletiyor. Bu söylenen, kitabın okuyucuya ne kattığını gösteriyor olmalıdır. Bir hususu müzakere ettiğiniz bir sırada karşı tarafın sözü, bunun sözlü bir dövüşe dönmesini icap ettirebilir. Tongue Fu, bunlardan imtina etmenizi ve size tahakküm eden zorba insanlara dahi müsamaha göstermenizi söylemektedir. Bu kitabı okumaya neden gereksiniyor olduğumu biliyordum. Bildiğimi, sizden ketum olmak istemediğim için söyleyeceğim: Yabancı bir insan bana hakaretamiz söz söylemeye cüret ettiğinde bu davranışı beni ifrit eder ve neticesi olmayacak bir tartışmada kendimi himaye ettirir. Kitapta, bu anlarda neler yapılacağının malumatı verilmekte: Düşmanımı dostum haline getirerek yok ederim. Bu merama ulaşmak isteyen bir insanın yapması gereken umarsızca nezaket göstermek olacaktır. Bunu yapmak sahibi olduğunuz benliğinize zarar verebilir fakat zayiat vermeden kitapta görülenleri tatbik edemezsiniz. Kendime karşı inayette bulunmaya olan isteğim beni kitapta gördüklerimi uygulamak için cebrediyor. İtidalli olacağım ve gördüklerimi pespaye insanların üstünde deneyeceğim. Bunu yaptığımda, kitapta yazılanların müessir olduğunu yahut olmadığını söyleyebilir bir vaziyete geleceğim. Okuduklarımı üzerlerinde deneyeceğim insanların beni bekliyor olduklarını seziyorum.