Mehmet Efe

Mehmet Efe
@Lisaniaciz
KIYIDAKİ TEKNE
Kurudum da kadid oldum kumlarda Bir sefer bekleye bekleye her gün ben. Enginlerden bir rüzgâr esmez mi serin serin Pul pul ürperişler geçer içimden. Bir gün atlayıveresim gelir şu kıyılardan Işıl ışıl yeşil yeşil sulara. Al başını çek git, der deli gönül Verip kendini bir büyük rüzgâra! Ta yanıbaşında durup da böyle Hasretini çektiğin şeylere hasret gitmek! Hem tut o sular için halkol, hayat ol, Hem tut sonra o sulara hasret çek! Biraz dalacak olsam ta içimden bir şeyin Çıkıp dolaştığını duyuyorum denizde. Ama öyle bitirmiş ki kum beni Ardından bir türlü gidemiyorum işte. Bazen ayak sesleri duyarım dört yanımda, Bakarım, masmavi, levent bir umut. Bakarım, sülün gibi serene sarılmış Püfür püfür bir bulut. Başımı, bordamı dövsün dalgalar, Tuzlar tahtalarımı kemirsin istiyorum. Çek beni fırtına, çek beni deniz! Bırak beni sahil, bırak beni kum! İnsaniyetinize sığınıyorum!
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mehlika Sultan
... "Bu emel gurbetinin yoktur ucu; Daima yollar uzar, kalp üzülür: Ömrü oldukça yürür her yolcu, Varmadan menzile bir yerde ölür."
... "Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz Ve ikimizde ıslanıyoruz. Ben ne yağmurlar gördüm Sitare, Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım. Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın, Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır O şehirde sırılsıklam gezerdim. Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan, Tapınaklar insanları safra gibi atardı, Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı. Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp beni götürdü. Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim. Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında, Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk. Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun. Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun. Kaşı karam, gözü karam, saçı karam, Umay gibi yumuşak huylum, Nerden çıktın karşıma böyle? Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime, Asya'nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime. Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare, Adam akıllı yorulmuşum. Ellerin böyle olmamalıydı, Ellerine acıyorum Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum. Durup durup ıssız yerlerde,
Şiir
Pico Iyer: “ Hızlanma çağında yavaş gitmekten daha keyif verici bir şey olamaz. Ve dikkat dağılması çağında dikkat ayırabilmek kadar lüks bir şey olamaz. Ve sürekli hareket çağında sessiz sakin oturmak kadar acil bir şey olamaz.”