Halk arasında Erika'nın gülü diye adlandırılan bir bitki var. Bizim halktan bahsetmiyorum tabii, muhtemelen içinde Erikolarının olduğu bir Çöl halkı bu. Her bitki gibi susuz kalınca kuruyor fakat ölüyor. Suyunu tamamen çekince bir top formuna bürünüyor. Sonra rüzgârın da yardımıyla oradan oraya sürükleniyor. Yıllarca süren kuraklığın ardından bile ulaştığı ilk nemli yerde dallarını tekrar yayıyor. Bir de yagmura denk gelirse misler gibi çiçekleniyor. İşte ben de şu sıra kendimi bu bitkiye benzetiyorum. Evet, belki kurudum ama inatla ölmüyorum. Yeşillenmem bir yağmura bakar.
Bazı geceler durduk yere içimden kendimi sokaklara vurup naralar atmak geliyor. Herkesi huzursuz etmek taşkınlıklar yapmak, olaylar çıkarmak istiyorum. Bu medeniyet işleri canımı çok sıkıyor, hiç bilmiyorum Osman. 
Yaşlılar gençlere deneyimlerini aktararak ilerlemeyi sağlıyorlar, gençler yaşlılara anlatarak genişlemeyi. Bense bu aralar kimseye hiçbir şey anlatmak istemiyorum.